Karma yasası 5 | Astrolojik Anlamda karmik işleyiş

  • Anasayfa
  • Blog
  • Karma yasası 5 | Astrolojik Anlamda karmik işleyiş
Karma yasası 5 | Astrolojik Anlamda karmik işleyiş

Eğer gerilim altındaki planet veya birleşim bir hava burcunda  ise, kişinin sadece nasıl düşündüğünü değil, aynı zamanda bu dü­şüncelerini başkalarına hangi tarzda aktardığını, yani bütün düşün­ce işlemini disiplin altına alması gerekir. Fantaziler, entelektüel ka­çamaklar, geleceğe yönelik gereksiz yansıtmalar ve mantıklı olma alışkanlığı artık işlevini tamamlamış olabilir; ve kişi yaşamın bü­ tün bu alanını yeniden yapılandırma ihtiyacının yanı sıra zihnin doğru şekilde disiplin altında tutulduğunda iyi bir hizmetçi ama çok zayıf bir patron olduğunu öğrenme durumu ile yüz yüze kala­ bilir. Entelektüel bilgi, zekice fikirler, "bilimsel" kanıtlar ve dü­ zenli kavramlara aşırı bir bağımlılık olabilir. Bu kişinin, bilgisini eyleme dökmeyen, bire bir deneyimleme yoluyla gerçekleştireme­ yen bilgili kişinin, sırtında bir kitap yükü taşıyan merkepten daha ileri bir şey olmadığı gerçeğini kabullenmesi gerekir. Bu bilgita­ mamen bir yük haline gelebilir ve kişinin zekası giderek daha faz­ la "bilgi" için açlığı sınır tanımayan obur bir canavara dönüşebilir.

Eğer gerilim altındaki planet (veya planetler) bir toprak bur­cunda ise, fiziksel duyular, dünyevi değerler, fiziksel rahatlık, ün, mallara ve dünyevi "bilgeliğe" çok aşırı bağlılık olabilir. Kuşkusuz kişinin özlem duyduğu derin güvenlik duygusunu neyin gerçekten ve kalıcı olarak sağlayacağı sorusu ile başa çıkması gerekecektir. İvedi yaşamsal ihtiyaçların (para, gıda, korunak vs....) farkındalığı daha derin veya daha ilham verici eylemlerin üzerinde öyle üstün­ lük kazanabilir ki, kişi yaşamındaki mutluluk ve şevk eksikliğinin yerini doldurmak amacıyla bir güvenlik yaratmak -ki bu her an yı­ kılabilir- için daha fazla çabalamaya başlar. Bu tip bir toprak vur­ gusu olan bir insan "ayakları yere basar" tarzda yaşamaya ve düşün­ meye öylesine bağlı olabilir ki, kişisel yaşam düzeninde asla daha ilham verici soyut bir düşünce veya eyleme izin vermez.

Ruhsal bir eğitmenin dediği gibi "karma bağımlılıktır". Bu nedenle doğum haritası ve özellikle de haritanın aşırı vurgulu par­ çaları kendimizi hangi ayar veya uyum kanalında tuttuğumuzu,

37

dolayısıyla bağımlılıklarımızı ve bundan dolayı da karmamızı gös­terir. Haritaya ve kişinin yaşamına bu açıdan bakmak her şeye ye­ni bir ışık tutar. Doğum haritasının "pozitif' ve "negatif' kısımla­rı arasındaki keyfi, yargılayıcı ve yanlış ayırım eriyip gitmeye baş­lar. "İyi" veya "kötü" harita, açı veya insan kalmaz. Hepimiz büyük kozmik dramın bir parçasıyız ve -bu maddesel düzlemde-her bi­ rimiz kendi karma ağımıza dolanmış durumdayız. Bu bir kere an­laşıldıktan sonra sorulacak soru şudur: Kişi kendisini bu karmik ağdan ve varoluşun sınırlı modellerinden kurtarmak için ne yapma­lıdır? Birçok spiritüel üstadın öğretilerinin derlenmesinden anlaya­ bildiğim şey kurtulmayı veya "aydınlanmayı" istemenin, arzulama­nın veya ummanın, miktarı ne olursa olsun, pek bir şey sağlayama­dığıdır. Kişi eski alışkanlık modellerinden ancak daha iyi bir şeye bağlandığı zaman kopabilir. Örneğin, eğer bir dilencinin sadece üç kuruşu varsa ve bunları düşürürse, sahip olduğu bu mal varlığını korumak için hemen peşinden koşacaktır. Ama eğer kuruşlarını düşürdüğü anda 5 dolarlık bir banknotun caddede uçtuğunu gö­rürse kuruşlarını unutup bu paranın peşinden koşacaktır. Böylelik­ le görmekteyiz ki kişinin eski benliğinden, tarzından ve yaşam bo­ yu süren çatışmalarından bıkmış olması yeterli değildir. Geçmişe ait alışkanlık modelleri üzerimizde sürekli ve güçlü bir çekim uy­ guladığına ve bu alışkanlık modellerinden fazla uzaklaştığımızda kendimizi güvensiz hissettiğimize göre, karmik eğilimlerimizden bizi çekip çıkarabilmesi için bağlanacak çok kuvvetli bir şey bul­ mamız gerekir. Bu kopmayı sağlamaya yetecek kadar kuvvetli ve sınırsız olan yegane şey bir tür spiritüel bir kuvvettir. Kendi geli­ şim durumuna uygun olan bu yüksek güce bağlanma metodunu bulmayı okuyucuya bırakıyorum. Fakat, hangi yol seçilirse seçilsin inanın ve yolunuza devam edin doğru kapıyı nasıl çalmanız gerektiğini bilirseniz kapı size açılacaktır.